Gelecek ve Kuşaklara Dair

Son yıllarda yaşamın her alanında bizleri biraz daha fazla etkileyen değişim baş döndüren bir hale gelmiş durumda. Özellikle sosyal bakımdan insanların yaş bağlamında sınıflandırılarak kuşak isimleri verilmesi konusu da bunlardan biri. Peki siz hangi kuşaktan sınız Y mı Z mi ? Ne kadar enteresan değil mi insanları bile bir ürün gibi sınıflandırmak, etiketlemek ve bu durum özelinde yapılan yorumlar. Her zamanın kendine özgü alışkanlıkları öncelikleri ve danışsal özellikleri  bu süreç içerisinde doğal olarak gelişir.

Peki kim bu Z kuşağı? Bana soracak olursanız Y kuşağının bir yansıması dır, Y kuşağının yaşanmamışlıklarıdır Z kuşağı. Aslında bize çok da yabancı değiller, Z Kuşağı’nın çoğu üyesi X Kuşağı’nın çocuklarıdır. Peki bu kuşakların hayata bakışı (pov-point of view) hayattan beklentileri ve hayatı algılamalarının farklı olması normal değil mi? Bu kadar hızlı değişen ve gelişen dünyada bence çok normal.

Bizlere gelirsek değişime direnmek sadece yorar zamanın derin tarihine bakacak olursak insanlık sürekli gelişmiş ve evrilmiştir. Bu eşyanın tabiatı gereği böyledir. Değişime ayak uyduran topluluklar her zaman ilerlemiş üyelerine daha rahat ve daha modern hayatlar sunmuştur. Gelişime sadece mevcut sistemden nemalanan kesim karşı çıkar tabi konfor alanını terk etmek istemeyen bir kesimde yok değil. Ben küçükken evde bozmadığım ne radyo, ne teyp ne televizyon kalmıştı, meraktan tabi, bu merak ailemize maddi olarak zarar versede içindeki merakı bastıramıyordum. Sonuçta nerede ise ata sözü haline gelmiş “icat çıkarma evladım!” sözü ile son bulan tatlı uyarılar ile körelttik merakımızı.

Günümüz gençleri ise öyle değil, gerek bilgiye erişimin kolaylaşması, gerekse ailelerin daha eğitimli olmalarından dolayı eğitime ve dolayısı ile gelişime daha açık. Hatırlayanlarınız var mı bilmem ama eskiden yurt dışına işçi gönderirdik bol miktarda ülkede iş yok güç yok geçim sıkıntısı ekmek davası, binlerde belki onbinlerce aile gitti. İyi oldu kötü oldu bilemem toplum bilimci olmadığımdan bu konuyu değerlendiremiyorum ama günümüzde gençlerin kalıp mücadele etmek yerine yurtdışı fırsatlarının peşinden gidiyorlar. Bu durum nedeninin iyi analiz edilmesi çok önemli. Ülkemizde iş imkanların kısıtlı ve sınırlı olması yoksa yabancı özenti bir hayat tarzını daha fazla benimsiyor olmaları ikilemi bize dayatılıyor.

Peki bu kardeşlerimizin kendilerini ifade edebilecekleri, kendilerini gerçekleştirebilecekleri bir ortam bulamama endişesi bu durumun bir nedeni olabilir mi? Fikirlerine bakış açılarına yada hayata dair beklentilerine alamadıkları cevap yada yüzlerine kapanan kapılar olabilir mi? Bunlarında araştırılması gerekir.

Bu günler yurt dışında ortalama bir yazılım mühendisinin geliri saatlik 50$ civarı, yani bir saatlik kazançları ile iyi marka bir ayakkabı alıp giyebilmektedirler. Ya ülkemizde asgari ücretle çalışan binlerce mühendis, öğretmen ve başka meslek gruplarına mensup geç kardeşim, ki yüzlercesini şahsen tanıyorum, ne yapsın? Aynı marka ayakkabı için 15 gün çalışması gerekecek, tabiki bir iş bulabilir ise. Aynı marka bilgisayarı kullanabilmesi için ise aylarca mesai yapması gerekecek. Yazılımcı bir kardeşimizin od yazabileceği güzel bir bilgisayarı alabilmesi belki yıllar sürecek. Öğrencilere bilgisayar ürünleri özelinde neden KDV istisnası getirilsin diye düşünürken bir ay önce gençlere teknoloji vergi indirimi haberleri yapıldı, bu haberde kalmamalı ve gerçekleşmelidir çok güzel ve çarpan etkisi yüksek bir eylem olur.


Yorum yapın