Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Bu kapsamda son yıllardaki enerji maliyetlerinde ve enerji temin sıradında oluşan kirlilik miktarlarındaki artış ile gündeme gelen “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir?” sorusu dikkat çekmektedir.

Kısaca özetlemek gerekir ise; Güneş Enerjisi, Rüzgar Enerjisi, Hidrolik Enerji, Dalga Enerjisi, Jeotermal Enerji, Biyokütle Enerjisi ve Hidrojen Enerjisi olarak kategorilendirilebilir.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Başlıklar Halinde Verecek Olursak.

1- Güneş Enerjisi

Güneş enerji sistemleri kurulum aşamasında belirli bir miktar ilk yatırım maliyeti gerektirsede işletme ucuzluğu ve kolaylığı ile dikkatleri üzerine çekmektedir. İlk yatırım aşamasında doğru bir fizibilite ve yatırım planı ile uzun yıllar hizmet verecek bir tesis ile sürekli olarak enerji üretmek mümkündür. Özellikle elektrik enerji birim fiyatlarının dolar üzerinden işlem görmesi yatırımınızın dolar karşısında erimesinide önlediğinden yatırımcılar için çok cazip bir yenilenebilir enerji alanıdır.

Zira güneş enerji sistemlerinin enerji açısından verimliliği düşüktür ve üretim düzenli değildir. Üretim azalıp çoğalabilmekte hatta hava koşullarına bağlı olarak tamamen durabilmektedir.

2-Rüzgar Enerjisi

Rüzgar enerjisi taman tesisin kurulacağı alanın rüzgar alma kapasitesi ile doğru orantılıdır. Rüzgar türübün teknolojisinde yaşana gelişmeler sayesinde ilk yatırım maliyetleri her geçen gün daha da azalmaktadır. Zira rüzgar trürbünlerinin yerleştirimesi için büyük miktarlardaki arazi ihtiyacı bir eksi olarak karşımıza çıkmaktadır.

3-Hidrolik Enerji

Bu tarz enerji sitemleri genellikle acil ihtiyaçlarda devreye alınabilir ve kısa sürede yüksek kapasiteli enerji üretmesi mümkün olabilmektedir. Özellikle hem enerji üretimi hemde sulama sistemlerininin bir arada yapılması ile entegre sistemlerde kullanılabilir. Fakat bazı afet durumlarında depolanan suların taşması yada acil tahliyesi durumunda sel riski taşımaktadır.

4- Dalga Enerjisi

Hava koşullarına bağlı bir enerji üretim yöntemidir özelikle her yerde uygulanması mümkün olmamaktadır. Deniz kenarlarında ve kıyı yapısı müsait alanlar gerekmekte dir bu nedenle çok uyulama alanı bulamamaktadır. Hali hazırda ülkemizde bu konuda çalışmalar yürütülmektedir. Konu ile ilgili olarak Üstad Metin ÇOKAN ile linkedin üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

5- Jeotermal Enerji

Jeotermal enerji her yerde bulunmaması ve bazı kirlilik riskleri nedeni ile çok gündende olmasa da bazı alanların jeotermal potansiyeli nedeni ile yüksek verimlilik ve düşük yatırım maliyetleri gibi özelliklerinden dolayı ön plana çıkabilmektedir.

6- Biyokütle Enerjisi

Biyokütle enerjisi için hem mısır ve buğday gibi özel bitki yetiştiriciliği yapılabilir, hemde hali hazırda endüstrilerden kaynaklı organik atıklar kullanılabilir. Biyokütle enerjisi organik kökenli maddelerin yakılarak yada daha farklı yöntemler ile kullanılarak elde edillen enerji çeşididir.

7-Hidrojen Enerjisi

Türkiye’nin hidrojen üretimi bakımından şanslı olduğu nokta, Karadeniz’in uzun bir kıyı şeridi boyunca tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojendir. Karadenizde % 90’ı anaerobik olan su içerisnde hidrojensülfid (H2S) ihtiva etmektedir. Elektroliz ve oksidasyon reaktörü gibi reaktörlerin kullanılmasıyla, H2S den hidrojenin elde edilmesi konusunda yapılmış bazı teknolojik çalışmalar mevcuttur. Bu konuyla ilgili diğer bir teknoloji geliştirme projesi ise semikondüktör partiküllerinin kullanımıyla fotokatalitik yöntem sayesinde hidrojen üretimidir. Güneş ve rüzgar enerjisinin de içinde bulunduğu bazı bilimsel araştırmalar mevcut olmakla beraber, Karadeniz’in H2S içeren suyundan hidrojen üretimi için Bulgaristan proje geliştirme çalışmalarına başlamıştır. ABD’nin Enerji Departmanı, 2025 yılında Amerika’daki enerji tüketiminin % 10’unun hidrojen enerjisiyle sağlanması ve böylece dışarıdan petrol alımının% 50 oranla azaltılmasının hedeflendiği göz önüne alınırsa, Türkiye’de hidrojen enerjisine verilen değerin artırılması, hidrojenin evrenin en temel enerji kaynağı olduğunun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Hidrojenin ülkemiz için büyük bir umut olabileceği ve enerji konusunda dışa bağımlılığı çok büyük miktarda azaltacağı gerçeğinin altını önemle çiziyor, bilim,teknoloji ve mühendislik alanlarında yapacağımız çalışmalarla ülkemizi daha iyi bir yere getirebileceğimize inanıyorum.